make things - Türkçe İngilizce Sözlük

make things

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"make things" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
make things into a bundle f. çıkın etmek
make things hum f. hareketlendirmek
make things lively for someone f. birinin başına iş açmak
make things hum f. çalıştırmak
make things easier for f. kolaylık göstermek
make things worse f. kaş yapayım derken göz çıkarmak
make things difficult f. işleri zorlaştırmak
make things easier f. işleri kolaylaştırmak
make things difficult (for somebody) f. zora koşmak
make things difficult f. yokuş yapmak
make things difficult f. işi yokuşa sürmek
make things difficult f. yolu yokuşa sürmek
make things right f. işleri düzeltmek
make things hard for someone f. işini zorlaştırmak
make things difficult for someone f. işini zorlaştırmak
make things better f. işleri yoluna koymak
Konuşma Dili
make things right f. işleri yoluna koymak
make things better f. işleri yoluna koymak
make (something) from (other things) f. (bir şeylerden) başka (bir şey) çıkarmak/uydurmak
make (something) from (other things) f. (bir şeyleri) birleştirip (bir şey) yapmak
make (something) from (other things) f. (bir şeylerden) başka (bir şey) yaratmak/meydana getirmek
make (something) from (other things) f. (bir şeyleri) bir araya getirip (bir şey) oluşturmak
Deyim
make things difficult f. yolu yokuşa sürmek
make things difficult f. işi yokuşa sürmek
make things hot for (one) f. (birinin) rahatsızlık duymasını sağlamak
make things hot for (one) f. (birinin) üstüne gitmek
make things hot for (one) f. (birini) sıkıştırmak
make things hot for (one) f. (birinin) üstüne giderek/sıkıştırarak davranışlarını düzeltmesini sağlamaya çalışmak
make things warm for (one) f. (birini) sıkıştırmak
make the best of things f. elindekini sonuna kadar kullanmak
make things warm for (one) f. (birinin) rahatsızlık duymasını sağlamak
make things warm for (one) f. (birinin) üstüne gitmek
make the best of things f. elindekinden en iyi şekilde faydalanmaya/yarar sağlamaya bakmak
make things warm for (one) f. (birinin) üstüne giderek/sıkıştırarak davranışlarını düzeltmesini sağlamaya çalışmak
make the best of things f. eldekini en iyi şekilde kullanmak
Konuşma
you want to make things easier? expr. işleri kolaylaştırmak ister misin?
you make me say these things expr. bana bunları söyletiyorsun
make things happen expr. işleri gerçekleştirmek